CevvalKoala

RSSmail

İnternetin Kısa Tarihi

Önce herşey gaz ve toz bulutuydu. Sonra internet (ya da enternet) icad olundu. Ama enternet ilk icad olunduğunda bugünküne pek benzemiyordu. Facebook filan yoktu yani. Google bile yoktu. Hatta Allah sizi inandırsın, www...com[.tr] modelski adresler dahi yoktu. Ama enternet vardı. Nasıl yani diyeceksiniz...

İşin temellerini Kızılderililere kadar götürmek mümkünse de bugünkü enternet dediğimiz nanenin tarihi aslında 20. yüzyılın ikinci yarısında başlar. O devirde dünya iki büyük kampa ayrılmıştı. Biri gomunik, öteki kapitalik olan iki grup didişip duruyordu. Bir de nüküler füze denen birşey icad ettikleri için bir yandan da tırsıyorlardı. Bu nüküler füze düştüğü yeri komple yamultması, ve karşıdakinin de elinde kâfi miktarda bulunması mucibiyle öyle hop dedin mi atılacak tutulacak bi alet değildi. Bir de taraflardan biri bu nüküler füzeleri sapana koyup attı mı, ötekinin de layıkıyle mukabele edebilmesi için azami yarım saat mühleti olacağı düşünülmüştü.

Hal böyleyken kapitalik tarafın komutanı düşündü ki, "Bu allahsız gomuniklerin kafamıza nüküleri salladığı dakika bizim telefon santral memuresinin kabız şikayetiyle tuvalette konuşlandığı bir zamana denk gelirse halimiz nice olur? Kendi nükülerlerimize nasıl haber edip de gomunikleri de gomunik cennetine göndersek?"

Enternet dediğimiz nesne de bu sualin cevabı olarak türetildi. Enternet sayesinde kapitaliklerin komutanı bir düğmeye basıp dünyanın 4 köşesindeki nükülerleri bi seferde atabilme kabiliyetine kavuştu.

Ama sonra gomunikler kapitaliklere "biz sıkıldık oynamıyoz, nükülerleri de kıvırmak suretiyle üstüne oturun" dediler. 1980'li yılların sonuna rastlayan bu olay karşısında zamanın kapitalik komutanı Kovboy Sultan Reagan da bu enternet denen şeye artık nüküler manada lüzum kalmadığını görüp başka şekilde değerlendirme yoluna gitmek gerektiği fikri ile enternetin umuma açılmasına karar verdi.

O gün birçoğumuzun bildiği, kurcukladığı, hatun düşürmeye çalıştığı, kredi kartı konusunda paranoya yaşadığı ve yavaşlığından şikayet ettiği manada enternetin doğum günüdür. Ama o günkü enternetin müdavimleri henüz emo'lar ya da zeka düzeyi konusunda çok güven vermeyen face gençliği değil de, homo academicus familyasından üniversite camiası olduğu için enternet de şekil itibarıyla biraz daha komplike duran, ve içerik olarak da eğlence ve ticaretten ziyade iletişim ve bilgilendirme aracı işlevi gören bir mefhumdu o tarihlerde.

O devirden bu güne yadigar kalansa 3 tane dubluve harfidir çoğu kişi için. Evet, www işte o günlerden geriye kalan bir gelenektir. Yoksa direk google.com yazsak daha kolay olur değil mi? Niye www koyuyoruz adreslerin başına diyenler için anlatalım.

1990'lı yılların ilk yarısında, bugünden farklı olarak, enternet bir kaç farklı yapıyı bir arada bulunduran bir üst çatı idi. Bugün enternet ezici çoğunluk için www ile başlayan adreslere girmeye yarayan mavi "e" harfidir. Ama o günkü enternetin ezici çoğunluğu için durum biraz farklıydı. İnsanlar enternetten haber grupları, e-posta, telnet, FTP ve gopher gibi farklı protokollerin bir arada kullanıldığı bir yapıyı anlıyorlardı. Belli başlı her işlev için de bir protokol vardı. Mesela FTP dosya almak ve göndermek için kullanılıyordu. E-posta kisişel iletişim ihtiyacını karşılarken, kullanıcılar umuma açık bilgileri gopher vasıtasıyla buluyordu. Her iş için ayrı sistem olunca bu işler için bağlanılacak adreslerin de farklı olması gereği söz konusuydu. Dolayısı ile gopher'dan bir bilgiye ulaşmak için gopher.cevvalkoala.com adresine girer, dosya alıp göndermek için de ftp.cevvalkoala.com adresine bağlanırdınız. Bugün çoğu kişinin enternetten anladığı şey olan www, yani World Wide Web de bu sistemlerden sadece biriydi. WWW sistemindeki adreslerin başında da, evet doğru bildiniz, www olurdu. www.cevvalkoala.com gibi.

Zamanla www fazla gelişti, diğer sistemlerin işlevlerini de yerine getirir hale geldi. Bu bağlamda ilk kurban gopher oldu. Umuma açık bilgiye erişim sistemi www oldu 1990'ların ortalarına gelindiğinde. Hotmail gibi web üzerinden e-posta hizmeti veren sistemlerin yaygınlaşması ile e-posta da web'in bir uzantısı haline dönüştü. Halen outlook ya da başka bir e-posta aracını kullananların haberdar olabileceği mail.cevvalkoala.com gibi adresler, Smtp, Pop3 ya da Imap gibi hizmetler de o dönemden kaldı yadigar. Rapidshare gibi dosya paylaşım siteleri de FTP'nin alanına sulanmaya başlayınca www pratikte tekelini sağlamca tesis etmiş oldu.

Enternet≈Web diyebileceğimiz bugünün dünyasında artık enternetin tarihi ile web'in tarihi bir arada değerlendirilebilir. Web'in tarihini de bir sonraki yazıda yazarım artık. 07.05.2010